16 Kasım 2007 Cuma

NAMAZ MİRAÇTIR

Allah ismiyle işaret edilenin idrakini yaşamak elbette bir süreci gerektirmektedir.

Bu sürecin başlangıcı en zahiri manada NAMAZdır. Namazda her bir rekat HU, her bir rekat ELF’dir.

Allah’ın varlığını önce zahiren ve daha sonra da batinen her rükuda, her secdede hissetmeliyiz.

Secde zahiri manada bir kapanıştır, bitimdir, batıni manada yok olmaktır.

Mesafesizlik, mekansızlık ve zamansızlık boyutunda aradan perdelerin kalktığı hakkel yakin noktasıdır bu nokta.

Her şeyin özüdür bu nokta.

Bal tefsiri gibi tefsirlerin tefsirinin yapıldığı noktadır bu nokta.

İşte işin zahirinden batinine doğru hissedilenler bunlar..

Konuyu biraz daha açalım.

Gözümüzün önüne Arapça orjinal haliyle Allah kelimesini getirelim.

Göreceksiniz ki namazın kıyamını, rükusunu, secdesi ve nihayette son oturuşu karşınızda bulacaksınız, size sonsuz çığlıklarla haykırarak ben buradayım dercesine.

Elf ile ayakta, huzurda ve arz halindesiniz.

Halifeliğe soyunmuş hazır ve nazır bekleyen askerin edasıyla huzurdasınız.

İlmel yakin halini yaşamaktasınız.

Yönelişiniz sözkonusu..

Elf’den sonra bir boşluk ki işte insanların pek çoğu buradan ilerilere geçmekte oldukça sıkıntı içindeler.

İki bölüm arasında gidip gelmeler pek çok.

Bu arada kendini kaybeden , ayakları kayan pek çok. Aman Allah’ım!

Mübarek, sanki sırat köprüsü.

Daha sonra belimizi büktük, acizliğimizin idraki içerisinde tekrar doğrulduk.

Yokluk sürecinde adımlarımızı daha hızlı atmaya başladık ki artık ne geriye dönüş, ne de geriye dönüp bakmak var.

Öyle bir nefs mertebesine geçtik ki ne geçiş!

Kimseler döndüremez sizi bu yoldan aynel yakini yaşamaktasınız artık.

Menzile doğru yaklaşmaktasınız.

Secdeye kapanıp, yokluğunuzu farkedersiniz.

Hakkel yakinde buluşurken, görenle görülen, sevenle sevilen, ölenle ölünen, tapanla tapınılan..

Birlikte nihayete eriş, öze ulaşma, Hakkın varlığından gayrının yokluğunu hissediş, MİRACa varma..

Tahiyyata varış ile karşılıklı kendinden kendine sohbet başlar zamansızlık boyutunda.

Okyanusta eriyen buz vahdet sırrına ulaşmıştır, B sırrı artık ezel olmuştur geçmiş lisanı ile O’na.

Artık HAY’dan gelmiş, HU’ya gitmiştir TEK ve BİR olan O.

Yalkın Tuncay